Pinhâni.com sitesine oku menüsünün altında bulunan yeni eklenen basın bölümünde "İnandığın Masallar" albümünden bu zamana kadar çıkan haberleri bulabilirsiniz.
Bu haberlerde yer alan köşe yazarlarının Pinhâni grubu ile ilgili yazdıkları yazılardan birkaç paragrafı sizinle paylaşıyoruz.
AYÇA ŞENGEN – RADİKAL
Bir akşamüstü radyoda oturuyordum. Derken eskiden Rado Eksen’ de staj yaptığı ve pırlanta gibi bir çocuk olduğu söylenen Sinan’ ı tanıştırdılar. Sinan, nasıl anlatılır, öyle iddiasız, anlayamayacağım kadar saygılı, sanki müzik değil de bir yardım kuruluşu için kermes hazırlıyormuş ve kermesin geliri mesela kimsesiz çocuklara verilecekmiş gibi sakin sakin albümü verdi ki, eskiden olsa bu kadar iddiasızlık karşısında dinlemeden bir kenara koyacağım albümü merak edip hemen “sidi pileyıra” koydum. Daha ilk şarkının “intro” tabir ettiğimiz 10 saniyelik bölümünden radyoya verip dinleyicilerle birlikte ilk kez dinledim. O kadar samimi, içini buran naiflikte romantik ve sakindi ki, neredeyse albümün bana geldiği üç haftadır sürekli Pinhâni’ yi dinliyorum.
EBRU ÇAPA – HÜRRİYET
Ayça Şen, geçenlerde reçete yazan doktor edasıyla odaya girdi; elime Pinhâni’nin “İnandığın Masallar” albümünü tutuşturdu.
“Bak” dedi; bu iyi geliyor. Bir süre dinle; sonra tekrar konuşalım.
Albümü bilgisayara yerleştirdim. İstanbul’ da isimli şarkı dönmeye başladı…
İlk şarkıyı dinler dinlemez Ayça’ nın yanında bittim. “Sen beni psikopata bağlamak mı istiyorsun abi? Hıyanettir bunun adı. Seni bilmeyeceğim ama ben bu albümü dinleyip aşık filan olmam, hastanelik olurum…”
TUNA KİREMİTÇİ – VATAN
“Star” kabul edilen isimlerin bile CD satmakta zorlandığı günümüzde listelere giren bu mütevazi görünüşlü albümle tanışmam gerektiği duygusuna kapıldım birden. Sonra eve gittim, dinledim ve onları seven gençlerin yanılmadığını gördüm.
Güzel Melodiler ve etkileyici şarkı sözleriyle komplekssiz, duru bir müzik yapıyordu Pinhâni. Sanki yaşadığımız zamanın olumlu taraflarını süzmüş ve müziklerine katmışlardı.
“İyi insanlar tarafından yapılmış temiz kalpli bir müzik bu” diye düşündüğümü hatırlıyorum.
----------------------------------------
Albümlerinin gördüğü ilgiyse gerçekten nitelikli bir eserin hak ettiği yere er ya da geç geldiğini gösteriyor.
Onları televizyona çıkıp birilerine laf atarken ya da garip polemiklere girmiş halde hayal etmek imkansız. Gençler galiba biraz da bu yüzden benimsedi Pinhâni’ yi.
Türkiye’ de insanı mutlu eden şeyler de var. Pinhâni bugünlerde işte onları temsil ediyor.
NİLAY ÖRNEK - MİLLİYET
… kardeşim zorla bir şarkı dayıyor kulaklığıma “Kavak Yelleri” nin müziklerini yapan Pinhâni’ den: “Ben nasıl büyük adam olucam?”
“Hah” diyorum “Soruya bak”. “Üç yaş büyüğüz diye her bir şeyi bana soruyor, ne bileyim sen nasıl büyük adam olucan, daha kendi meselemi halledememişim ben.”
Oysa bu şarkı, belki “Gözyaşlarımız Bitti mi Sandın?’ı söylerler diye her yaz MFÖ konserine giden, Bülent Ortaçgil’ in “Sensiz Olmaz” ına hele de Levent Yüksel’ den olursa- bayılan, Travis albümlerinden asla vazgeçmeyen benim gibiler için maden.
Kuzeni Zeynep Eylül Üçer ile 3 sene önce Pinhâni’ yi kuran 28 yaşındaki Sinan Kaynakçı’nın sesi hem çocuk hem olgun… Yazdığı şarkı sözleri ile müziğin uyumu ise… Ne bileyim pencere önünde zeytinyağı tenekesine ekilmiş sardunyalar gibi, ona saplanmış rüzgar gülü gibi, kızarmış ekmeğe sürülen tereyağı gibi, çokomel kağıtlarını tırnaklarla düzleştirip kitap arasında saklamak gibi.
MURAT BEŞER – MİLLİYET
…
Bilinen pazarlama stratejilerine hiç tenezzül etmediler. En yakınlarından başladılar şarkılarını paylaşmaya. Duyguların meta gibi sunulmasından kaçındılar. Kanıtı internet sayflarına yazdıkları “şarkıları sitemizden indirin” ibaresiydi. “İnandığın Masallar” adını verdikleri ilk albümlerinde yitp gitmekte olan (belki çoktan yitirdiğimiz halde inanmak istemediğimiz) acımasız dünyanın demode bulduğu duyguları işliyorlar. Tutucu değil; tersine, iyiyi sahiplenerek yarını yeniden kurmayı naifçe hayal ederek.
Vefa, minnet, ömür boyu aşk, saygı gibi değerleri hümanistçe dilenen, post-modernizme az buçuk boynu bükük kalmış gencin şarkıları bizi derinden yaralıyor, dinlerken içimizi acıtıyor.
2006 yılının üretimde ekolojik, paylaşımda içten, yarın için ütoik albümü “İnandığın Masallar”.
HAŞMET BABAOĞLU - VATAN
Önce yağmur camlara vurmaya başlıyor, sonra Pinhâni’ nin şarkısı…
“Yol kenarında oynayan çocuklar gibi topum kaçtı bugün yola. Evin önünde sulanmayan çiçekler gibi, başım düştü saksıya”
Kendi kendime gülümsüyorum. Bu grubun müzikleri ilkokul şarkıları gibi. Ama dinledikçe en olgun olduğunu sandığı taraflarındaki yaralardan vuruyor insanı.
Nakarat kısmında şarkıya eşlik etmek istiyorum: “İstanbul’ da kimim var, kimin için bu toz duma.”
Oysa…
Her şeyim İstanbul’da.
Sevdiğim, sevdiklerim, işim gücüm, sevinçlerim, öfkelerim, ayak bağlarım, ipimi koparıp uçmalarım…
KUTLU ÖZMAKİNACI – HÜRRİYET
“Zaman Beklemez”, Pinhâni’nin ilk albümde yarattığı özgün tının üzerine yeni renkler kattığı, başarılı bir devam albümü. Bu sefer stüdyo kadrosuna, ilk albümde de var olan Akın Eldes ve Cem Aksel’ inyanına bas gitarda Türkiye’nin en iyilerinden Demirhan Baylan da eklenmiş. Ayrıca klarnette Serkan Çağrı ve Oğuz Büyükberber, trombonda Hasan Gözetik, trompette Can Ömer Uygan, vurmalılarda Yinon Muallem ve cümbüşte Erkan Oğur da albüme konuk olmuş. Elbette bütün bu büyük müzisyenlerin albüme katkısı değerli ancak “Zaman Beklemez” i ilk albümde olduğu gibi benim için özel kılan, şarkı yazarı ve solist Sinan Kaynakçı’ nın yazdığı söz ve müzikler. Genç yaşına rağmen Sinan, iyi bir şarkı yazarının sahip olması gereken bütün özelliklere sahip. Pinhâni denince geleceğe hep iyimser bakmamı sağlayan en önemli faktör de bu zaten.
MURAT BEŞER – MİLLİYET
“İnandığın Masallar” albümüyle saflığı arayan tüm gözleri ve kulakları üzerinde toplayan Pinhâni, tam iki yıl bekletti sevenlerini yeni bir albüm için.
Boğazdan mideye nasıl akıttığı belli olmayan bir şurup gibi içilerek dinlenen başarılı ilk albüm “İnandığın Masallar” a oranla, birkaç açıdan farklı Pinhâni’ nin yeni çalışması “Zaman Beklemez”. İlkine göre cilalı gibi görünse de, doğala daha yakın kayıtlardan oluşuyor bu albüm. Bu olumlu adımda, albümü ilkinde “Gençlere albüm yapıyorum”, yenisinde de “İnandığım ve içinde yer aldığım bir albümü yapıyorum.” İnancıyla çalışan Tanju Duru’nun katkısı büyük.
-----------
Fikret Kızılok’ tan bu yana zamanın acımasızlığına karşın hiç bu kadar duygusal lafla edilmemişti şarkılarda; kırılgan, bir o kadar da vakur bir duruşla.
|